Hakkımda

Fotoğrafım
izmir, konak, Turkey
this is the another way to touch the earth. just imagine and try to do something to anything. touch the people, touch the lives, touch the souls

6 Temmuz 2010 Salı

Life is good! Life is great! bir de çok komik :)

Yaşamasını bilene gitsin her şey. Diğerleri bok yiyebilir :)

keyfini çıkarmayı bilene. özellikle insanlara değer verebilenlere. yepyeni sevimli arkadaşlıklar kurdum yeni bir aile gibi oldu. yine alışılmışın dışında bağlantılar ile yaşama köprüler kurduk, yürüdükçe yürüdük. oh mis gibi. tek bir saçmaya odaklanmadan değerli kıldık keyfini çıkara çıkara.

birde birbirini anlamayan, anlamak istemeyen tipler var tabi. hah işte onlar bok yemeye başlasınlar. yiyip bitirenler bile oldu, afiyetle güldük bizde :))

bu kadar basit olmayın yahu artık.. ortalık boş bizi pasif sandı galiba bir takım tiplemeler. tipleme diyorum çünkü gelecek 10-20-30 adımını ve hatta günün gecenin nasıl sonlanacağını biliyorum :) o kadar basit yani tipleme. seni luuuzır seni :))

bir de elindekini kaçırdığını sanıp dünyayı yakıp yıkmaya çalışan ama sadece dağlara taşlara küsen tavşanımız var :) o da bi acayip. eli bomboştu zaten haberi yoktu, söylenmiyo da adama şimdi çünkü anlayabilcek durumda değildi. o kadar kenetlenmiş hedefe avucunu kapatamayacağını, avucunun kenarına bile yaklaşmadıkların göremiyordu. dışardakiler yine çok eğleniyordu. avucunu açmayı bilicek insan önce. davet etmeyi bilecek sonra avucunun içine. öyle savurup kolunu kapatırsan avcunu, öldürürsün zaten tavşan herif! izleyip öğren bari bir dahakine ya da başına gelenleri düşün sonra... ihope you will..

neyse çok üzerinde durdum galiba, asıl önemli olan self mutluluk tabi. ihtiyacın kadarını almak (hepsini alınca da mutlulk delisi olmak var), alırken vermek(istemesende vericen zaten. etkileşim). bir varmış bir yokmuş'u hatırlamak. bir anlık her şey. var veya yok olmamız her an eşit olabilir. bunu da bilip keyfini sonuna kadar çıkarmak gerek. o ne öyle tavşanlıklar falan, üzcen kendini boş yere.

zaferler var birde. zafer değil aslında tam. içeri girme ihtimalleri olmadığını bildiğin küçük tepeleri yaratan çolukların sadece kalenin duvarına tırmanma çabalarını izlemek. eğlendirdi bizleri. güldük güldük güldük. hatırladıkça gülüyorum altıma yapıcam ulan offff :))) çok fena :))

bir de daha gözleri yeni açılmış sevimli yaratıklar vardı. öyle parlak bakıyolarki göz kapakları yok sanki, kapanmıyo hiç gözler. hiçbir şey kaçırmak istemiyor. dinle yawrucum dinle, ama beynini açmalısın gözlerini açtığın gibi. sonra çoluklardan biri kolundan tutar hadi gidiyoruz der ama iki dakika geçmeden geri dönersin pati pati pati pati... :)

neyse ne.. yürüdüm yürüdüm yürüdüm yolum güzel... her şey eğlenceli ve çok beautiful'du... very güzeldi.. çok komik yaaaaa idi

:)



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder